Belediyelerde Kültür

Yerel yönetimlerin asli görevlerini aksatmaksızın bulundukları alanlarda kültürel çalışmalarda bulunmasının önemli olduğunu geçtiğimiz son çeyrek yüzyılda ülkemizin değişik bölgelerinde gördük. Bir vefa olarak kültür alanında yapılanları ilk başlatanlara buradan şükranlarımızı gönderiyoruz.

Belediyelerimizin hizmet alanı kapsamında bulunan mahallerde, ilişkilerin geliştirilmesi ve kültürel değerlerin korunması konusunda çalışmalar yapmak, bu çalışmalara üniversitelerin, meslek kuruluşlarının, sendikaların, sivil toplum kuruluşlarının katılımını sağlamanın vazifeleri olduğunun altını çiziyorum.  

Belediyelerimiz yaptıkları etkinliklerden basınımızı gerektiğinde haberdar etmekle beraber, bazen yayınlarını gönderme nezaketinde bulunarak geniş kitle tarafından duyulmasını sağlamaktalar. Görevi icabı yoğun mesaisini halkının daha uygun şartlarda yaşaması için alt yapı ve diğer çalışmalara veren başkanların ayrıntı mesabesindeki bu duyarlılıklarla ilgilenecek vakitlerinin olmadığını biliyoruz. Belediye birimleri arasında kültür müdürlerinin takip etmesinin daha kolay olduğunu düşünerek yayınlardan köşemizde dilimiz döndüğünce söz ediyoruz.

Doğup büyüdüğüm topraklarda emeklilikle nihayetlendirdiğim bürokrasi hayatımız süresince müstear yazılarımızla basın dünyasında yer aldığımızı, Milat’taki köşemize verdiğimiz ‘Ankaralama’ isminin de tesadüfen konulmadığını yerel yöneticilerimiz duyarlarsa sitemimize gecikmeli de olsa cevap geleceğini düşünüyorum. Ankara Büyükşehir Belediyesi başta olmak üzere Çankaya, Altındağ, Mamak, Keçiören, Sincan ve Etimesgut gibi merkez ilçeleri dâhil hiç birisinden yaptıkları çalışmalarla ilgili ne bir davet, ne bir yayın ne de bir not şahsıma gelmediğini buradan duyurmak istiyorum.

Konumuz yerel yönetimlerde icra edilen kültürel faaliyetler olunca söz dönüp dolaşıp yayınlara geliyor. Yazımızda tecrübeli İstanbul Esenler Belediye Başkanı Tevfik Göksu’nun kültürel çalışmalarından söz etmek istiyorum. Yaptıklarını medyadan takip dışında Ankara’da düzenlediğimiz ortak etkinliklerden bilenlerdeniz. Geçtiğimiz günlerde lütfedip belediyenin ilmî nitelikteki dergilerinin geçmiş sayılarıyla birlikte ‘Şehir Üzerine Düşünceler I-II’, ‘Şehir Şiirleri Antolojisi’ ve Esenler ilçesinin kuruluş hikâyesinin anlatıldığı ‘Rüzgârla İyi Geçinmek’ kitaplarını göndermiş.

Belediyecilik anlayışını kökten değiştiren bir kaynaktan esinlenerek yaptıkları hizmetleri taçlandıran başkanlara teşekkür ederken öte yandan yayınlarla akademik çalışmaları birlikte sürdürmüş olmaları takdire şayandır.

Cihan Aktaş’ın kapı kapı dolaşıp hazırladığı ‘Rüzgârla İyi Geçinmek’ kitabını okurken çocukluğumun geçtiği Altındağ’da altmışlı yıllarda dolaştığımı söyleyebilirim. Esenlerde yaşanılanların benzeri veya aynısını Ankara’nın Altındağ’ında yaşamış birisi olarak Cihan Aktaş’a teşekkür ederken, belediyelerimizin ilçeleriyle ilgili sözlü tarih konusunda farklı çalışmalara yer vermelerinin doğru olacağını belirtmek isterim.

Belediyelerin ilgili birimlerinde kültür ve edebiyat dünyamızla kurulacak ortaklıkların semeresini görmek güzel. Bu konuda başkanlara düşen görev ise kültür işlerinin başına getirdikleri görevlilerin bu işin yani kültürel çalışmaların aşığı kişiler olmasına dikkat etmeleridir. Ondan sonrası mı? Kolay… Hani denilir ya ‘günah benden gitti’

İşte öyle bir şey… Konya Büyükşehir ve Kahramanmaraş Büyükşehir Belediye başkanlarındantalep ettiğimiz halde duymazlıktan gelinmesine bir anlam veremediğimi; bu hususta yetkililerinin yüzlerinin kızardığını görür gibi olduğumu söyleyerek noktalıyoruz ve’s-selam.

PAYLAŞ?

Yorum Yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.