YEREL MEDYA KÜLTÜRÜ

 “Türkiye’de demokrasinin güçlenmesini isteyenler yerel medyaya destek vermelidir.”

Nezih Demirkent

Siyasî hayata dair öngörülerimiz ve önemli gelişmeleri kitle iletişim araçlarının aracılığı ile ilk olarak medyadan öğreniriz.

Kamuoyunu ilgilendiren konularda halkın en önemli enformasyon kaynağı olma özelliğini taşıyan kitle iletişim araçları sayesinde; insanlar, toplum gündemindeki öncelikli konuları öğrenip, bunların önem derecesinin farkına varırlar.

Siyaset, iktisat, kültür ve başka konularda haber ve bilgi vermek için yorumlu veya yorumsuz, belirli zaman aralıklarıyla çıkarılan yayın türleri ‘gazete’ olarak adlandırılırken; haftalık, on beş günlük veya aylık olarak, genellikle nitelikli kâğıda basılıp dağıtılan, bilim, edebiyat, sanat, teknik, hukuk vb. alanlarda haber, makale, deneme, inceleme, araştırma, eleştiri türünde yazıları konu edinen ve genellikle resimli olarak çıkarılan yayınlara ise ‘dergi’ adı verilmektedir.

Günümüzdeki anlamıyla haber verme işlevini yerine getiren gazeteler, teknolojinin gelişmesine paralel olarak radyo, televizyon ve internetin yayıncılık alanına girmesiyle gazetecilik terimleri de değişikliğe uğramıştır. Gazete ve dergiler için ‘yazılı basın’, radyo için ‘sözlü’, televizyon için ‘görüntülü’ internettekilere ise ‘elektronik basın’ adlandırmaları yapılmaya başlanmıştır. Basın-yayın araçları ve faaliyetlerini ise kısaca ‘medya’ denilmektedir. Günümüzde birer ticarî işletme statüsünde yönetilen medya kuruluşlarının birinci önceliğinin hiç şüphesiz kâr etme arzuları olduğunu burada tekrar etmekte mahsur olmasa gerek.

Kültürün üretilmesi sürecinde önemli görevleri olan basın, günümüz toplumları için vazgeçilmez bir kurumsal yapı oluşturur. Haber vermenin yanı sıra toplumu psikolojik, sosyolojik, iktisadî ve siyasî yönlerden etkileyebilme özelliğine sahip olan basının en önemli gücü toplumsal şuur oluşturmasıdır.

Bugün ülkemizin değişik il, ilçe ya da yörelerinde basılıp, buralarda dağıtımı yapılan, bölge ya da yerel basın ortamı olarak tanımlayabileceğimiz basının millî bir karaktere sahip olduğunu, demokrasinin yerleşmesinde ve gelişmesine katkı sağladığını, toplumun ekonomik, siyasî, sosyal ve kültürel özelliklerini yansıttığını, çoğu zaman siyasî partilerin temel alt yapılarını oluşturmakta ön planda yer aldığını rahatlıkla ifade edebiliriz. Ayrıca, halkın yerel yönetimlere yönelik, istek, öneri, eleştiri ve şikâyetlerini aktarabilmesi için değişik biçimlerde gazete sayfalarında imkân sunulduğunu da belirtmeliyiz.

Kamuoyu oluşturma, belirli bir konuda ikna etme, bilgilendirme, eğitme, eğlendirme, oyalama, reklam yapma gibi faaliyetleri yönüyle etkili olan basın, toplumsal barışın sağlanmasında ve demokrasinin geliştirilmesinde de önemli işlevlere sahiptir. İşte yerel basının Türkiye tarihi açısından önemi buradadır. Kurtuluş Savaşı esnasında, milletimizi mücadeleye yönlendirmesinde başrolde yer alan yerel basınımızı milletimiz ‘Anadolu Basını’ adını vererek ödüllendirmiştir.

Yönetenler ve halk arasındaki bilgi akışını karşılıklı sağlamak; düzenli aralıklarla çıkan, her çeşit haber ve düşünceyi topluma ulaştıran, düzenli olarak yayınlanan, toplumun mevcut siyasî, ekonomik, sosyo-kültürel ortamlardaki enformasyon akışını tedarik etme açısından ‘yerel basın’ ayrı bir öneme sahiptir.

Demokrasinin geliştiği ülkelerde, yerel basına büyük önem atfedildiği bilinmektedir. Kişilerin, bireysel deneyimlerini geliştirmenin yanında toplumsal hayatı anlama ve anlamlandırma süreçlerinde medyanın etkisi olduğunu unutmayalım.

Daha çok yöresini ilgilendiren haber ve konulara ağırlık veren yerel gazeteler, bireylere daha yakın olduğundan onların sorunlarıyla yakından ilgilenebilir. Bulunduğu her bölgenin her sorununu, her aksaklığı haber konusu yaparak ulusal basına kaynak teşkil edebilen yerel gazeteleri, ulusal gazetelerin kılcal damarı gibi görmemiz mümkündür.

Fertlerle yerel halk arasında kamuoyu oluşturma gücü yüksek olan kitle iletişim aracı olarak görülen yerel medya, halkla birebir iletişim halindedir. Bu sayede de, halk ve yerel yönetim arasında etkili bir iletişimin sağlanmasında köprü vazifesi görmektedir. Özellikle bölgelerindeki problemleri dile getirecek mecra bulamayan yerel yöneticiler, hem kamuoyu oluşturmak hem de bölgelerine daha iyi hizmet etmek için yerel medyayı kullanmak durumundadırlar.

Sivil toplum kuruluşlarının, yaptıkları faaliyetleri yaygın medya aracılığı ile duyurabilmelerine imkân olmadığından yerel medya burada devreye girmekte ve sivil toplum kuruluşları ile halk arasında bir bağ kurmaktadır.

Valilik, belediye, il özel idaresi ve il genel meclisleri gibi yerel yönetimlerin yaptığı faaliyetleri en iyi duyurabildiği yerler, kuşkusuz yerel basındır. Bir politikacının veya belediye başkanının yaptığı faaliyeti en güzel aktardığı yer olan gazete, dergi ve televizyonlar, ayrıca yerel yönetimlerin halk adına denetlenmesinde de büyük bir paya sahiptir

Ve’lhasıl kelam yerel basının öncelikli görevi, yerel halk bilincinin oluşması için halkı siyasî mekanizmalara dâhil etmek ve halk ile yerel yönetimler arasında bir iletişim köprüsü görevini sürdürmek olmalıdır.

PAYLAŞ?

Yorum Yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.