Küçük Evin Büyük Adamı

“Çocuklar için yazmayı niye düşüneyim? Yazıp da rezil olmak var çünkü!”

Hilmi Yavuz

Geleceğini düşünmeyen toplumlar idari ya da psikolojik açıdan başka toplumlarca yönetilmeye mahkûmdur. Çocukluk döneminin zihnî gelişimin yoğun olduğu bir dönem olmasından ötürü çocuklar için yazılan eserler çocuğa görelik açısından incelenmeli, ona kazandıracakları tespit edilmelidir. Lafı geldiğinde çocuklar en değerli varlıklarımızdır diyerek onlara değer verdiğimizden eğitimleri de son derece önemlidir. Çocuklarını iyi yetiştiremeyen toplumlar sıkıntı çeker. Çocuğun sağlıklı sosyal ilişkiler geliştirmesinde, hayata hazırlanmasında hikâyeler ana gövdeyi oluşturur. Çocuğa zorluklarla karşılaştığında neler yapması gerektiği, nasıl davranmasının uygun olacağı konusunda hikâyeler yardımcı olur.

O nedenle çocuklarımıza bunlardan ne kadarını kazandırırsak kârdır. Gerekli değerleri çocuğun gözüne sokmadan ailemizi ve yaşadığımız toplumun temel yapısını oluşturan millî, manevî, sosyal, ahlâkî ve kültürel değerlerimiz arasında önde gelen yardımlaşma, dayanışma, hoşgörü, misafirperverlik, vatanseverlik, doğruluk, iyilik, temizlik, çalışkanlık, dürüstlük, sevgi, saygı, duyarlı olma, adil olma, paylaşımcı olma gibi kazanımlarımızı çocuğa görelik anlatmayı becerebilen yazarımızın sayısı maalesef azdır.

Hedef kitlesinin tanımlanmış ve pedagojik kaygıları olan çocuk edebiyatı kavramını, genel edebiyattan ayrı tutmayan Üzeyir Gündüz’le tanışıklığımız seksenli yıllara rastlamaktadır. İlahiyat eğitimli yazar uzun süre yaptığı öğretmenlik görevinden sonra Millî Eğitim Bakanlığı Türkçe Eğitim Geliştirme Merkezi (TEGEM) ve Film Radyo TV ile Eğitim Merkezi (FRTEM) ‘nden emekliye ayrıldı.

Çocuklarımız onu Türkiye Çocuk, Diyanet Çocuk, Kandil Çocuk ve Kıvılcım gibi çocuk dergilerindeki masal, hikâye ve yazılarından daha çok bugün sayısı 100 den fazla olan kitaplarıyla tanıdılar.

 ‘Çocuk Edebiyatçıları ve Sanatçıları Birliği’ adıyla kuruluşunu birlikte yaptığımız Ankara merkezli derneğimizin ilk başkanı Üzeyir Gündüz’le birlikte, Rıfkı Kaymaz, Ahmet Yozgat, Yılmaz Erdoğan, Zeki Gürel, Göktürk Mehmet Uytun, Sırrı Er, Hayati Otyakmaz, Hasan Demir, Ahmet Efe, Şakir Çetin, Nazmi Şimşek ve Necdet Kuru gibi isimlerde yer almışlardı.  

Millî Eğitim Bakanlığı Çocuk Kitapları Danışma Kurulu Başkanlığı görevi üzerinde mi bilemiyorum ama ona Türkiye Yazarlar Birliği, Kültür Bakanlığı ve Yeni Kervan dergisinin çocuk edebiyatı ödülleri verildiğini hatırlıyorum.

Kitaplarından hatırladıklarım ise; İbibik Yuvası, Cambazhane Merakı, Gül Ahmet, Anneler ve Kuzular, Bayram Şenliği, Yılın Babası, Pembe Kızın Ölümü, Tek Kanatlı Güvercin ve Kahraman Eşekler.

 “Çocuklar için yazma işine soyunanların bilinçaltında biraz çocukluk bulunmalıdır. Çeşitli konularda binlerce sayfa yazı yazmış bir kimsenin, ‘Haydi bugün de çocuklar için yazayım.’ demesiyle olmuyor bu iş. Çocuk duyarlığını yakalamak gerek. Bunun için de içinizdeki çocuğun size kopya vermesi gerek. Çocuk nelere güler, nelerle duygulanır, nelerle ağlamaklı olur? Çocuğun duygularını harekete geçiren sözcükler ve kavramlar nelerdir? Bir çocuk yazarının veya ‘çocuklar için edebiyat’ yapan birinin bunları kavramadan yola çıkması düşünülemez. Yüksek edebiyata mâl olmuş bazı ahlâk ve öğüt kitaplarını basite indirgenmiş kelime kadrosuyla özetlemek, ‘çocuk edebiyatı’ olarak nitelendirilemez. Yazarın kitaplarındaki temel amaç okuruna edebî, şiirsel bir haz vermektir” cümleleriyle çocuk edebiyatı kavramını izahında okuma çağındaki çocukların kitapla gıdıklanması gerektiği vurgusunu yapmaktadır.

Ülkemizde çeviri eserler sayesinde çocuğun gündeme gelmesinin sağlandığını sohbetlerinde hiç çekinmeden ifade eden Üzeyir Gündüz’ün çocuk edebiyatına yönelmesinde çeviri eserlerin etkisinin olduğunu düşünenlerdenim.

Çocuk duyarlılığının, özgünlüğünün ve özgürlüğünün öneminin resmi kurumlarca hâlâ anlaşılamadığını söyleyen yazarımız çocuk edebiyatının duygusallıktan uzaklaşmamasının altını kalın çizgilerle çizmektedir.

Yozlaşan değerlerin doğruluğunu aşılamaya çalışanların ellerindeki silahın etkili ve estetik kitaplar olduğunu hatırımızdan çıkartmadan Gündüz’ün çalışma ofisinin kapısını çocuk edebiyatçılarına sonuna kadar açık tutmasından dolayı hafta sonları uğrak mekânlarımız arasında ilk sıralarda yer aldığından kültürümüzün bir parçası olarak kabullendiğimiz adını Küçük Ev koyduğu yayınevinden de söz etmek istiyorum.  Değerlerimizin yani kültürümüzün nesilden nesle aktarımını sağlayan kitapları elindeki imkânlarla basıp, kitap fuarları ve okulları dolaşarak tanıtımını ve satışını gerçekleştiren Üzeyir Hocamız kitaplarında dinî ve ahlâkî değerleri kişilik değerleri ve sosyal değerlerle birlikte İslâmî düşüncenin temel kavramlarından Allah inancı, duaya ait olanlarını sıklıkla görüyoruz. L

Onun kaleme aldığı kahramanların hemen hemen hepsi inançlı, dini bütün kimselerdir. Çocuklar namazını kılar, dua ve sureleri bilir, oruç tutarlar.  Çocuk kahramanlara anne, baba ve öğretmen gibi büyükler öğüt verir, hatta çocuğun hatasını belirtir.

MEB Türkçe Dersi Öğretim Programı ile Türk Millî Eğitiminin genel amaçları ve temel ilkelerini titizlikle eserlerinde barındırmaktadır.  Çocuklarımızın dilimizin, millî birlik ve bütünlüğümüzün temel unsurlarından biri olduğunu benimsemelerini, duygu, düşünce ve hayallerini sözlü ve yazılı olarak etkili ve anlaşılır biçimde ifade etmelerini, Türkçeyi, konuşma ve yazma kurallarına uygun olarak bilinçli, doğru ve özenli kullanmalarını, yaratıcı, akılcı, eleştirel ve doğru düşünme yollarını öğrenmeleri için çabasını sürdüren yazarımızın hoşgörülü, insan haklarına saygılı, yurt ve dünya sorunlarına duyarlı olduğunu hatırlatarak ortak dostumuz Ahmet Yozgat’ın Üzeyir Gündüz’e ithaf ettiği bir şiiri paylaşmak isterim.  

Üzeyir Amca Diye Biri

1/:
Şekerleri öykü öykü yapıp
Kitap kutularına sıralayan
Kalemdar Üzeyir amca
Haydi yaz bana da bir öykü
Ama ağaçlarla başlasın benimki
Kocaman ama aydınlık ormanla bitsin
Sakın analar ağlamasın
Melemesin öksüz kalıp da kuzular.
2/:
Şekerleri masal masal yapıp
Kitaptan kutulara sıralayan
Kalemdar Üzeyir amca
Yaz bana da bir masal
Bir varmışla başlasın benim masalım
Hiçbir şey ‘bir yok’ olmasın ama
Yalnızca üç elma düşmesin gökten
Yağmurlar kadar yağsın.

PAYLAŞ?

Yorum Yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.