Bir Mâniniz Varsa!

Kültür dediğimizde yaşadığı toplumun kimliğini temsil etmesinden ve bu doğrultuda muhtevasının oluşmasını anlamalıyız. Farklı milletlerin bulunmasından ötürü farklı kültürlerle karşılaşırız.  

Toplumların millî kimliğini belirleyen kültürel unsurlardan sözlü gelenek, yazılı geleneğin birikimlerinden faydalanarak günümüze taşınmış, bu süreç içinde birbirlerini etkileyerek gelişimlerini devam ettirmişlerdir.

Halk edebiyatımıza dair bir ürünün söyleniş şekilleri bölge ve yörelere göre farklılık arz edebilmektedir. Zira sözlü iletişim ortamında yayıldıklarından değişikliğe uğramaları da normaldir.

Anonim halk edebiyatımız içerisinde bulunan ürünler millî karakter taşıdıklarının altını çizerken insanımızın düşünce yapısının, özlemlerinin, dertlerinin, sevgilerinin, kıskançlıklarının hâsılı kelam ortak kültürümüzün yaşatıldığı mânilerimizden bahsetmek istiyorum.

Mâniler, belirli kuralları olan kuşaktan kuşağa bir gelenek içinde aktarılan anonim edebiyatımızın şiir türüdür. İnsanımızın hayata bakışıyla estetik değerlerini de temsil eden mâniler önemlidir.  

Mâni kelimesinin ortaya çıkışı hakkında muhtelif tanımlamalar olmakla birlikte edebiyat araştırmacılarımızdan bir kısmı sözlüklerde bu konuda hatalı ve eksik bilgiler verildiğini belirtmektedirler. Hece sayıları, mısra ve kafiye gibi şekil özelliklerine göre incelenen mânileri tasnif edenler; Düz/tam mâni; kesik/cinaslı mâni; doldurmalı kesik mâni/ayaklı mâni; yedekli/artık mâni; müstezat mâni gibi başlıklar altında incelemişlerdir. Fuad Köprülü’ye göre mâniler, nazmımızın en eski şekli olup, birleşerek türkü, koşma, sagu ve destanı meydana getirmektedirler.

Mâniler, anonim halk şiirimizin en çok kullanılan nazım şekillerinden biridir ve genellikle, 7 heceden ve dört mısradan oluşmaktadır. Rubaîler gibi müstakil bir yapı gösteren mânilerin ilk mısraları söyleyenin hafızasındaki hazır kalıplar olduğundan dinleyenler pek itibar etmeyebilirler.

Sözlü edebiyat ürünlerinin bir icra geleneği olduğu gibi mâninin de bir geleneği bulunmaktadır. Toplumumuzda mâniyi genellikle kadınlarımız söyler.  Mâniler, umutsuz aşklar, yakarışlar, acı, özlem gibi duygularla söylenildiği kadar hayatın gündelik akışı içinde söylenir ve söyleyene ‘mânici’ denir.

Konuları içinde insanın hayatına dair durum, inanış, davranış şekillerinin yer aldığı mânilerimiz olduğu gibi, ninni, ağıt gibi anonim metinlerimizi önemli bir kısmı; tekerleme, bilmece gibi diğer manzumlarımızın birçoğu, mâni şekliyle oluşturulmuştur.

Âşık tarzı şiirimizin yaygın nazım şekli ‘koşma’ metinlerinde de kullanılan mâniye ülkemizin kimi yörelerinde atma-koşma, hoyrat, mâna, me’âni de denilmektedir.

Her dörtlük, kendi içinde anlam bütünlüğüne sahip olup, söylenmek istenen, genellikle son iki mısrada ifade edilir.  

Şimdilerde unutulan geleneklerimiz arasında sayılsa da eskiden mâniler, sıra geceleri, asker uğurlamalarında, kız görme, kız isteme, nişan, kına, gelin hamamı, düğün töreni, sünnet törenleri, bulgur çekme, salça yapma, ekip biçme, çapa ve harman zamanı, Hıdırellez, nevruz, yağmur duası, saya gezme, köy seyirlik oyunları gibi sosyal hayatta diriydiler.

Kendine has bir gelenek içinde söylenen maniler, günümüze kadar gelmiştir. Toplumu ayakta tutan dinamikleri belirlemekte önemli bir rol üstlenen maniler, İslamiyet öncesinden günümüze kadar gelmiştir. Başlıca teması sevgi olan manilerde toplumsal olaylara değinilmez.

Eski yıllarda kız istemeye gidenler kızı manilerle ister, kız evi de olumlu veya olumsuz cevaplarını manilerle bildirmiş. Buna bir örnek verecek olursak; Kız tarafı,

Hoş geldiniz, hoş geldiniz

Bereket getirdiniz

Varsa bir niyetiniz

Çekinmeden deyiniz

Görücü,

Tellidir süpürgeniz

Gülle dolu bahçeniz

Niyetimiz bellidir

Kızınızı isteriz

Kızın ailesi vermeye niyetliyse,  

Hoş geldiniz, hoş geldiniz

Aziz misafirlerimiz

Bize güzel saadetli

Bir haberle geldiniz

Kızı vermeğe niyetli değillerse de,

Hoş geldiniz, hoş geldiniz

Aziz misafirlerimiz

Başları hep bağlıdır

Yok, verecek kızımız Ölüm ve özlemle yüreği yanan ağıtçılar, mâni tarzında söyledikleri duygularını ağıt biçiminde söylerler Analarımız bebeklerine söyledikleri mânileri ninni ezgisiyle söylerle

PAYLAŞ?

Yorum Yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.