Yazar: Erbay Kücet (EV )

Anasayfa » Arşivler Erbay Kücet
Yazı

Küçük Evin Büyük Adamı

“Çocuklar için yazmayı niye düşüneyim? Yazıp da rezil olmak var çünkü!” Hilmi Yavuz Geleceğini düşünmeyen toplumlar idari ya da psikolojik açıdan başka toplumlarca yönetilmeye mahkûmdur. Çocukluk döneminin zihnî gelişimin yoğun olduğu bir dönem olmasından ötürü çocuklar için yazılan eserler çocuğa görelik açısından incelenmeli, ona kazandıracakları tespit edilmelidir. Lafı geldiğinde çocuklar en değerli varlıklarımızdır diyerek onlara...

Yazı

Biri, Birisini Anlatırken

Bugünlerde birisi biri için “Peygamber soyundan geliyor, umrede şırıl şırıl ağlamış” diyerek birinin yaptıklarını anlatarak gündem olmak istiyor. Konuyla alakalı olarak onların ifadesiyle “ibadette gizli, kabahatte gizli” diyeceğiz ama dijital devirde yaşadığımızdan hiçbir şey gizli kalmıyor. Bazen mobeseler, bazen iyi saatte olsunlar vasıtasıyla atılan adımlar, gidilen yerler, konuştuğunuz yer ve tarih hatta hangi konuda ne...

Yazı

Tarım Normları Değişmedi

Son günlerde gıda ürünlerinin fiyatlarında benzeri görülmeyen artış eğilimi toplumsal tepkilere neden olurken tüm dünyada fiyat artışlarının nedenleri üzerinde geniş araştırmalar yapılmaya başlandığını söyleyebiliriz. Geçmişte “Tarımda kendi kendine yeten ülkelerdeniz” cümlesiyle gururlanırken bu günlerde yetiremediğimiz ürünlerin sayısında artış olduğunu, çözüm için iklim değişikliği başta olmak üzere kuraklık ve nüfus artışları gibi meseleleri masaya yatıran uzmanların...

Yazı

Kıvrak Zekâlı, Oyuncakçı Şaire Dair

‘Şiir yazılmaz şair olunur.’ Yarasına üflerken ıslığı öğrenen, dama oyunu yerine satranç tercih ettiğinden övgüyle söz ederken ‘Şükrü’ ismini kullanmaktan imtina eden Sunay Akın’ı televizyon ekranları dışında kitaplarıyla tanıdığımda ortak yaşama kültürümüzün kesiştiği noktaların çokluğundan söz etmek istiyorum. Bu satırların yazarı Ankara’nın başkent ilan edildiği güne denk gelen 13 Ekim 1955’de doğduğundan resmi kutlamalarla doğum...

Yazı

BAK, POSTACI GELMİYOR

Tutkallı olan arka tarafını yalayıp kapattığımızda dilimizde buruk bir tat bırakan zarflar ve o zarfların içindeki mektuplarla birlikte postacılarımız da yok oldu gitti. Adına şarkılar yazarak yolunu gözlediğimiz postacılar şimdi neredeler? Bu yok oluş o kadar hızlı ve hüzünlü gerçekleşti ki… Pek çok değerimiz gibi mektuplarda tarihe gömüldü. Z kuşağı adı verilen nesil mektuplaşma zevkini...

Yazı

13 EKİM ‘ANKARA GÜNÜ’

27 Aralık 1919’da millî mücadelenin karargâhı görevini verdikleri Ankara’da dayanışmayı bulan Mustafa Kemal ve arkadaşları 23 Nisan 1920’de yeni devletin temelini Türkiye Büyük Millet Meclisi’yle açmalarıyla İstanbul’daki muhalefeti susturup, geçici merkez Ankara’nın başkent olma sürecine girilmişti. İlk olarak meclis tarafından yayımlanan 28 Kasım 1920 tarihli kararnamede başkent olacak yerin özellikleri nutukta belirtildiğinden yabancı gazetecilerin de...

Yazı

ELVEDA DEMİŞTİK

Göz kaptırdığım renkten, kulak verdiğim sesten, Affet senden habersiz aldığım her nefesten… Necip Fazıl İlkokul yıllarımda mahalle bakkalı ve manavında çıraklık, tuhafiyede tezgâhtarlık, sinemada gazoz satışı, işimin patronu olduğumda ayakkabı boyacılığı, közde mısır, hastane girişi çiçek, Cebeci Tren İstasyonu’nda Elmadağ’dan gelen soğuk suyu Ayaş testisine doldurup ‘soğuk su, buz!’ diye sattığım günler özlenir. Ankara Gülveren...

Yazı

Hat Levhamız O Gece Gazi Oldu

Alim Korkmaz’ın Ankara Kızılay’daki çalışma ofisinde sanat ve sanatçılarla yapılan sohbetlere yoğun işlerim dolayısıyla fazla iştirak etmesem de telefon ve oraya gidip gelen diğer ortak dostlarım vasıtasıyla haberdar olduğumda Ahmet Yesevî Üniversitesi’ne kitap çalışması yaptıklarını işitmiştim.  Son yıllarda yerel yönetimlerin açtıkları kurslarda yetişenleri ayrı tutarak Ankara’da hat, tezhip, ebru ve minyatür resim gibi Türk-İslâm sanatlarını...

Yazı

ÖĞRETMENİM: DURSUN AKÇAM

1966-67 öğretim döneminde Ankara-Altındağ Atilla İlkokulu sonrası ağabeyim Oktay’ın da okuduğu Demirlibahçe Ortaokulu’na kayıt olmuştum. Apartmanların arasındaki okulun her okulda bulunmayan imkânlarla donatılması ve spor salonu olmasını dile getirmek gerek. İdarecilerinin disiplinine kimsenin söz edemez, bina girişinde ‘kızılcık’ ağacından imal sopası ile bekleyen müdürü Remzi Şat’ın bu disiplin bilinen işlerde payı çoktu.   Köy edebiyatı...

Yazı

GAZİ EĞİTİMLİ OLMAK

1 Mart 1927 günü ‘Orta Muallim Mektebi’ adıyla ve sadece Türkçe bölümü olarak 16 yatılı öğrenciyle öğretime başlayıp, sonraki yıllarda Pedagoji (Eğitim), Tarih-Coğrafya, Matematik, Fizik-Kimya-Biyoloji(FKB), Resim-İş, Beden Eğitimi, Müzik, Fransızca,   İngilizce ve Almanca, bölümlerinin  eklenmesiyle ülkemizin önemli eğitim kurumları arasında birinciliği hiç bırakmamış Gazi Eğitim Enstitüsü’nden söz etmek istedim. 1944’ten başlayarak İstanbul-Atatürk, Balıkesir-Necati, İzmir-Buca, Bursa,...