Yazar: Erbay Kücet (EV )

Yazı

SİYASETE MİZAHIN KATKISI

 “Gülmesini bilmeyen dükkân açmasın”  Çin Atasözü Siyasi hayatımızın vazgeçilmezleri arasında bulunan nükte ve hicivle ilgili düşüncelerimizi paylaşırken milletvekillerinin başlarından geçen mizahî olaylardan bahseden kitaplarına göz atalım.   Politikada mizah, hiciv, nükte ve sataşma vardır. Ama daha da önemlisi ‘kendi kendini eleştirmek’ veya ‘kendisiyle dalga geçmek’ de vardır. Mizah ve nükte denilince aklımıza gelen ilk isim Nasreddin...

Yazı

Mangan’ la Tanışalım

İrlandaca ve Almancadan İngilizceye çeviriler yapmış İrlanda  milliyetçilik   akımının önemli ismi, ‘İrlanda’nın ulusal  şairi’ James Clarenca Mangan, Latince, İspanyolca, Fransızca ve İtalyanca öğrenmiş, ailesinin geçimine katkıda bulunmak üzere noter yanında ‘kopya kâtibi’ olarak çalışmış. Divan edebiyatı şiirlerini Almancadan İngilizceye çevirdiğinde Osmanlı şiir gelenimizden ilhamla şiir yazmış, şiirimiz hakkında düşünceleriyle edebiyatımızın Avrupa’da tanınmasında önemli rolü...

Yazı

ÜÇ ELMA DÜŞÜRMEDEN SIRRI ER

Çocuklara okuma sevgisi ve alışkanlığının küçük yaşlarda kazandırılması gerektiğini uzmanlar ifade etmektedir. Dil ve seçtikleri konu bakımından çocuk duyarlığıyla yazanların çocuğun dil, hayal gücü ve düşünme kabiliyetinin gelişmesine katkı sağladıkları bilinmektedir. Ömer Seyfettin, Fazıl Hüsnü Dağlarca, Kemalettin Tuğcu, Rıfat Ilgaz, Aziz Nesin, Rakım Çalapala, İbrahim Alaattin Gövsa, Eflatun Cem Güney, Ahmet Efe, Üzeyir Gündüz, Ahmet...

Yazı

LABORANT MESLEK LİSESİ

Devlet Parasız Yatılı Okul Sınavında başarılı olan Anadolu’nun muhtelif yerlerinden gelen talebelerimizle okulun açıldığı ilk günler hasbihal ederim. Gurbeti ilk yaşadığını belirten öğrencilerim genellikle Başkent’e meslek sahibi olabilmek için geldiklerini ifade ederlerdi. Farklı yörelerden gelen gençlerle tanışıp, halleşmemizde doğdukları ve büyüdükleri köy, mahalle, ilçe veya şehir hakkında bilgilerimi tazelerken aynı okulu kazanmış arkadaşlar birbirleri hakkında...

Yazı

‘HATİP ÇAYI’ DELİKANLILARI

Delikanlılık âleminin heyecanlı anlarını yaşamayan anlatamaz. Ekranda Peru’da düzenlenen bir festivalde yumruk yumruğa kavga eden gençleri görünce Ankara Aktaş mahallesinde ilk gençlik yıllarım gözümün önüne geliverdi. Mahalle kavramının bozulmadığı altmışlı yıllarda insanlar vakit geçirmek için mekân tutulan bugünkü cafe işlevini gören kahvehanelere kıraathane denilirdi. Kısaca ‘kahve’ dediğimiz mekânların bitişiğinde olmazsa olmazlardan berber dükkânları hatırımdadır. Kahvehanenin...

Yazı

CINGAR ÇIKARMIŞTIK

Genellikle muhalif nitelendirilen mizahın geçiş dönemlerinde öne çıkan söylem aracı olduğunu belirtirken Karagöz, Ortaoyunu, Meddah gibi seyirlik türler ile Nasrettin Hoca ve Bektaşi fıkralarının mizahımızda yer aldığını hatırlatmakta yarar var. Daha çok sıkıntı ve kargaşanın yaşandığı dönemlerde, halkın mizah aracılığı ile ortak şuuru yakaladığına şahitlik edenlerdeniz. Mizah yapmanın veya mizahla iştigal etmenin veya nasıl ol-un-maması...

Yazı

SİNEMANIN YERLİSİ; MESUT UÇAKAN

Millî Sinema denildiğinde aklımıza gelen ilk isim Yücel Çakmaklı, ikincisi ise Mesut Uçakan’dır. Muhafazakâr camianın şikâyetçi olduğu alanda yani sinema ve ekranlardaki yozlaşmaya neşter vurmak gayesiyle tahsilini o yönde seçen Mesut Uçakan’ın İstanbul’da zor günler yaşadığı halde ideal düşüncesinden asla vazgeçmediğini biliyoruz. Üniversite yıllarında imalathaneden aldığı helvaları gece yarılarına kadar satmak için dolaşırken mekânları tanıdığını...

Yazı

YEREL MEDYA KÜLTÜRÜ

 “Türkiye’de demokrasinin güçlenmesini isteyenler yerel medyaya destek vermelidir.” Nezih Demirkent Siyasî hayata dair öngörülerimiz ve önemli gelişmeleri kitle iletişim araçlarının aracılığı ile ilk olarak medyadan öğreniriz. Kamuoyunu ilgilendiren konularda halkın en önemli enformasyon kaynağı olma özelliğini taşıyan kitle iletişim araçları sayesinde; insanlar, toplum gündemindeki öncelikli konuları öğrenip, bunların önem derecesinin farkına varırlar. Siyaset, iktisat, kültür...

Yazı

BAVULDAKİ ‘HAYAT’

“Güler yüzlü insanlar arasında yaşayanların hayatı daha tatlı geçer.” Şevket Rado Çocukluk günlerimde annemin haberi olmaksızın ahşap sandalyeye korkusuzca çıkıp tavandaki bir insanın zor geçebileceği tablayı minik ellerimle yukarı itekleyip tavanın iç kısmına çektikten sonra güçlü bir hamle daha yapıp soluğu çatı arasında aldığım günleri hatırlatmıştı Nobel Edebiyat Ödülü’nü alırken ‘Babamın Bavulu’ konuşmasıyla Orhan Pamuk....

Yazı

Düşme… Yersin tekmeyi..

Hukuk sistemini bilenler bilmeyenlere anlatıversinler diyeceğim Hoca’mız misali… Malumunuz, mahkemelerimiz uzun sürmekte ve dolayısıyla suçlu veya şikâyetçi fark etmez mahkemeden bizar “illallah” diyoruz… Bir yönüyle iki taraf da müşteki… Hâkimlere ve avukatlara sorarsanız onlar da aynen diğerleri gibi, ama biraz iç güveysinden halliceler… Eee ne de olsa işin ucunda para var… Gerçi bizim hukuk sisteminde...